Türkçe – Arapça çeviri yapmak, başka herhangi iki dil arasında çeviri yapmaktan çok daha zorlayıcıdır. Bu zorluk, Arapça ve Türkçenin, sadece farklı karakterler ve yapılara sahip olmalarından kaynaklanmakla sınırlı değildir. Bu ana problemin daha birçok nedeni vardır.

Tercüme edecek kişinin, bunları önceden fark ederek, bu sıkıntılara karşı kendini hazırlaması gerekiyor. Dolayısıyla Arapça-Türkçe arasında çeviri yaparken ne gibi sorunlarla karşılaşabileceğini ve bu sorunların temelinde nelerin yattığını bilmekte fayda vardır.

Konunun sınırlarını aşan ayrıntılarının içinde amacın kaybolmasını önlemek amacıyla bu sorunların kaynaklarını başlıklar halinde incelemek arapça çeviri yapmak isteyenler için yararlı olacaktır.

Arapça-Türkçe Çeviri Zorlukları

  • Arapça-Türkçe arasında köken farkından dolayı oluşan yapısal aykırılıklar.
  • Geleneksel sistemin kusurlu yanları
  • İdeopolitik tutumlar.
  • Türkçe üzerine cereyan eden ideolojik tartışmaların üretmiş olduğu kamplaşmalar.
  • Türkçenin Arapça karşısında yetersiz kalışı

Bu beş maddeye, yıpratıcı ve engelleyici psikolojik yönlendirmeleri de, altıncı etken olarak ekleyebiliriz.

​​Temel Arapça Çeviri Kuralları

Arapça cümleler gramer yönünden iki kısıma ayrılır.

  • İsim Cümlesi
  • Fiil Cümlesi

Arapçada isim cümlelerini en basit şekilde ifade edecek olursak; isimle başlayan cümlelerdir.

البيت كبير örneğinde olduğu gibi …

İsim cümlelerini oluşturan iki temel faktör bulunmaktadır. Bu iki faktör Mübteda ve Haber’dir.

Mübteda cümlenin başında yer alır. Mübteda, Türkçedeki cümle yapısına göre özne durumundadır.

Mübteda isim olduğu gibi şahıs vb. olabilir. Ayrıca Mübteda genel olarak ma’rifedir.

Haber’e gelecek olursak isim cümlelerinin sonunda gelir.

Haber, nicelik ve nitelik bakımından mübtedayı ifade eder. Türkçedeki cümle yapısına göre yüklem durumundadır. Mübteda ve haber daima merfudurlar.

Haber müfret ve mürekkep olabilir. Başka bir ifade ile haber tek bir kelimeden oluşabildiği gibi birkaç kelimeden de oluşabilir. Haber isim/fiil cümlesi olabilir.

A-FİİL

Arapça’da fiiller mazi, muzari ve emir olarak üç kısma ayrılır. Her biri faillerine bağlı olarak 14 farklı kip üzerine çekilirler.

a) Mazi fiil; Malum-meçhul olarak ikiye ayrılır. Mazi fiil Türkçe’deki geçmiş zamana karşılık gelir. Bilindiği üzere Türkçe’de, 1-Di’li geçmiş zaman ve 2-Miş’li geçmiş zaman bulunur. Arapça’da ise mazi fiil, Türkçe’deki di’li geçmiş zamanın karşılığıdır.

b) Muzari fiil; Muzari fiil, Türkçe’de geniş zaman, şimdiki zaman ve gelecek zamanın karşılığıdır. Söz gelişinde siyak- sibak ilişkisiyle cümledeki bazı kelimelerden yararlanarak ait oldukları zaman kolayca anlaşılabilir.

​​​​​​​B-Fail

Fail; fiil cümlesinin ikinci öğesidir. Türkçedeki öznenin karşılığıdır. Tam ve malum fiillerin kendine isnad edildiği isimlerdir. Çekim eki alamazlar. Mücerreddir, yalın durumdadır. Fail, cümlede sarih, müevvel ve zamir olmak üzere üç kısımda görülebilir.

C-MEFULÜN BİH

Meful fiil cümlelerinin üçüncü öğesidir. Fiilden etkilenen lafızdır ya da cümlede yapılan olayın tesir ettiği öğedir. Bu bir şahıs olabildiği gibi herhangi bir olayda olabilir. Türkçede karşılığı tümleçtir. Arapçada mefuller, Türkçeye ismin “i” – “e” halleri ile tercüme edilebilirler.